SERKAN YAZICI - Ralli
"O rüzgârla dans ediyor..."

Onu parkurlarda kıyasıya bir mücadelenin içinde, liderlik peşinde ter dökerken tanıdık. Ekranlarda ve gazete röportajlarında, rallide üst üste elde ettiği başarıların yanı sıra her fırsatta Bursalı olmasından bahsetti. Bursa'yı ve Bursalı sporseverleri yere göğe sığdıramadı. Haksızda sayılmazdı. Çünkü ralli dendiğinde akla gelen ilk yer parkurlar, ilk isimlerden biri de o. Yani Serkan Yazıcı...

Bursa'dan başlayalım mı? Bursa sence nasıl bir şehir?
Bursa, dünyanın en güzel şehirlerinden biri bence. Çünkü dağ da var, deniz de. Ayrıca Osmanlı'nın da başkenti olması benim için çok önemli. Osmanlı bile yıllar önce Bursa'yı başkent yaptıysa mutlaka bir nedeni vardır. İstediğiniz zaman dağ havası almak için dağa, deniz havası almak için de denize gidebilirsiniz. Böyle büyük bir şans başka nerede var ki?

26 yıldır ilimizde "Yeşil Bursa Rallisi" düzenleniyor. Bunun yanı sıra Bursa, "Türkiye Ralli Şampiyonaları"na da zaman zaman ev sahipliği yapan bir şehir. Sen doğduğun şehir için spor adına neler yaparsın?
Bursa ralli sporunun yapılabilmesi için elverişli bir yer. İmkân ve potansiyel de var. Ben bunun artılarını gördüysem, benden sonra gelecekler de yararlanmalılar diye düşünüyorum. Bu yüzden ilimizin rallide gelişmesi için elimden geleni yapacağım. En azından pistler yaptıracağım. Gerçekten Bursa için motor sporlarında önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmek istediğim planlarım var. Ama bunları yeri ve zamanı geldiğinde konuşalım.

Biraz çocukluğundan bahseder misin? Bursa'nın hangi köşesinde büyüdün? O yılları arıyor musun?
Ben 1971 yılında Bursa'da dünyaya geldim. Çocukluğum Çekirge'de geçti. İlkokulu bitirdikten sonra öğrenimimi İsviçre'de sürdürdüm. Küçüklüğümde en sevdiğim yer ise evimizin önüydü. Arkadaşlarımla beraber kapının önünde oyunlar oynardık. Kim çocukluk yıllarını aramaz ki? Herkes gibi ben de o yılları çok özlüyorum ve hasretle anıyorum. Ama günün birinde çocukluğumu yaşadığım Çekirge'den yarış arabamla geçip start noktasına gideceğim hiç aklımın ucundan bile geçmezdi...

Peki neden ralli?
Çünkü dünyanın en zevkli, en keyifli sporu. Örnek vermem gerekirse bir takım oyununda topu siz yakalayamazsanız, bir başka arkadaşınız topun peşinden koşar ve yakalar. Ancak rallide böyle değil. Maksimum konsantrasyon gerekiyor. Ayrıca bu işte büyük paralar dönüyor. Siz sadece görüyor ve izliyorsunuz, bizler ise yıllardır bu işin içersindeyiz. Ben ilk olarak 1988-1997 yılları arasında "Türkiye Tırmanma Şampiyonaları'nda adımı duyurdum. Motor sporları dünyası nasıl çok iyi biliyorum. Size güvenen ve destek olan bir sürü sponsor firma var. Onların yüzünü kara çıkartmamamız gerekiyor. Yapmış olduğunuz en basit bir hata her şeyin sonu olabilir. O yüzden taşıdığım sorumluluk benim çok hoşuma gidiyor. Yaptığım işten büyük keyif alıyorum.

Bursalı olarak Yeşil Bursa Rallisi'nde ve geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Türkiye Ralli Şampiyonası'nda yarışmak nasıl bir duygu?
Doğup büyüdüğüm kentte yarışmak şüphesiz ki değişik bir duygu. Herkese nasip olmaz. Tüm yarış anında anlatılmaz duygular içerisinde oluyorum. Hele yaşadığım kentte bitişe gelmek kadar güzel bir duygu yok. Kelimelerle anlatılmaz bir duygu. Kısacası yarış heyecanıma, büyüdüğüm şehirde yarışmak da ekleniyor.

Yarış anında korku ve heyecan faktörü seni nasıl etkiliyor? Eyvah dediğin zamanlar da oluyor mu?
Yarışlarda korktuğunuz zaman başarılı olamazsınız. Bu sporda asla korkuya yer yok. Çünkü hem hız yapacaksınız hem de finişe önde gireceksiniz. Yarışlara büyük bir firma ve sponsorlar adına katılıyorsunuz. Korkuya yer vermemeniz gerekiyor. Kaza yaptığınız zaman sorumlu olduğunuz ve hesap vermeniz gereken yerler var. Sizin ayaklarınıza ve direksiyon hâkimiyetinize güveniyorlar.

Motor sporların da uzun yıllardır var olan bir kişi olarak öne çıkan belli başlı başarıların neler?
İki kez de Karadam Tırmanma Şampiyonu oldum. 1996 yılında Türkiye Tırmanma Şampiyonluğu'nu elde ettikten sonra 1998'de "Opel Motorsport" pilotu olarak Türkiye Ralli Şampiyonası'nı 5.sırada tamamladım. 2000 yılında da Team Atakan ekibine pilot olarak katıldım. Geçen yıl Türkiye Ralli Şampiyonası'nda finişe geldikten sonra, Avusturalya'da yapılan Dünya Şampiyonası'nda takımlar kupasında üçüncülüğü elde ettik.

Ailenin bu spora bakış açısı nasıl?
Ailem benim hep yanımda oldu. Eğer beni desteklemeselerdi bugün bu konumda olamazdım. Hayatım boyunca aldığım tüm kararlarıma saygı duydular. Bu çok önemli. Ayrıca ralli dünyada artık futbolun arkasından gelen bir spor. Ben Arjantin'de 1 milyon insan önünde yarıştım. Fransa'da 500-600 bin kişi önünde mücadele ettik. İnsanlar yarışların yapılacağı yerlere günler öncesinden gelip kamp kuruyorlar. Biz zaten bu sporu tanıtmak ve geliştirmek için yola çıktık. Ailemin elbette ki endişeleri vardı. Ancak zamanla benim başarılarımı gördükten sonra, daha fazla inanmaya ve destek olmaya başladılar. Bu da bana tabii ki güç veriyor.

Bursa'da bir gününü nasıl geçiriyorsun?
İşlerimin yoğunluğu nedeniyle arkadaşlarıma fazla vakit ayıramıyorum. Bu yüzden Bursa'ya geldiğimde ilk işim onları görmek oluyor. Eğer kışsa Uludağ'a, yazsa Kumla'da ya da Mudanya sahillerinde vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Özellikle Uludağ üzerindeki çay bahçeleri, bana huzur veren ortamlar. Tabii aileme vakit ayırmayı da ihmal etmiyorum.

Türkiye Ralli Şampiyonası'nda üst üste ikinci kez şampiyon olmak nasıl bir duygu?
İki kez kendi şehrimde finişe ulaştım, bir kez de İzmir'de bu başarıyı yakaladım. Kendi başarımı tekrarlamak benim için çok önemli. Çünkü elde ettiğimiz Türkiye Şampiyonluğu'nun ardından, Dünya Ralli Şampiyonası'na katılmaya hak kazanıyoruz. Bu da ülkemizi tanıtmak açısından çok önemli.

Ralli'de elde ettiğin başarılarla, sporda doyuma ulaştın mı?
Bu noktalara gelmek için çok çalıştım. Elde ettiğim başarılarda birçok zorlukla karşılaştım. Ancak aldığım her başarı beni kamçıladı. Her başarıdan sonra yeni bir hedefe doğru çalışmalarıma başladım.

Hayalindeki kadını tarif eder misin, ufukta evlilik var mı?
Güvenilir, komik ve küçük şeylerden mutlu olan kadınlardan hoşlanıyorum. Henüz evlenmeyi düşünmüyorum.

Evde nasıl vakit geçirirsin, ev işleriyle uğraşır mısın?
Yoğun iş tempom nedeniyle evde pek fazla vakit geçiremiyorum. Ancak evimde olduğumda televizyon seyrediyorum, kitap okuyorum. Ev işleri konusuna gelince, zorda kalınca yemek yaparım.

Son olarak bu sporu seven gençlere tavsiyelerin neler?
Bu sporda bir yerlere gelmek zor gibi gözükse de çalıştığınız ve istediğiniz taktirde bunu başarıyorsunuz. Ben de yıllarca uğraştım, şimdi karşılığını alıyorum. Ayrıca bu spora başlamak isteyenler için de bir takım kolaylıklar getirmeyi amaçlıyorum.

Ocak - Şubat 2002 / Bursa Life Dergisi
Ana Sayfa | Şiirlerim | Röportajlarım | Objektifim | Kitabım | İletişim Formu
derya@deryauysal.net