SADIK DEMİRÖZ - Fotoğraf
|
"Fotoğraf
bir malzemedir"
BUFSAD geçtiğimiz günlerde "Creatif Fotoğraf" konulu söyleşi ve fotoğraf gösterisi ile Sadık Demiröz'ü misafir etti. "Ben fotoğrafı tamamen bir malzeme olarak kabul eden ve kullanan bir sanatçıyım" diyen Sadık Demiröz, gösteri sonrasında BUFSAD üyelerinin sorularını yanıtladı.
15 sene önce fotoğrafçılığa dia çekimi ile adım attınız.
Evet, tam 15 sene oldu. Tabii ki dia ile başladım. Bizim zamanımızda dijital yoktu, varsa bile askeriye gibi büyük yerlerde vardı. Ben üniversitedeyken dijital fotoğraf makineleri çıktı, yanlış hatırlamıyorsam. Tabi piyasaya çıkan 2000 pikseldi, kameraya arkadan takılan bir back di ve çok da pahalıydı. O zamanlarda photoshop bile çok gelişmemişti.
15 senede neler değişti?
Aslında pek bir şey değişmedi. Neden değişmedi diye soracak olursan, zaten şöyle bir baktığında sadece sunuş biçiminin değiştiğini ama geri kalan her şeyin aynı olduğunu fark edeceksin. Yine insanlar aynı şeyin peşinden koşuyor, bir tek yönetim şekli ve yöntemler değişiyor. İyi ya da kötü olarak söylemiyorum. İyi yanları da var kötü yanları da var. Mesela bir fotoğrafı montaj yapmak için bilgi gerekirken şimdi çağ öyle bir değişti ki, bilgiyi hazır olarak satıyorlar. O bilgiyi öğrenmek yerine o bilgi sonucu öğrenilecek şeyi tek bir tuşa basarak yapabiliyoruz. Yani fotoğrafta ustalık isteyen şeyler bir tuşa basılacak kadar küçültülüp satılıyor. Sizde onları basıp işlerinizi mükemmel hale getirdiğinizde kendinizi usta zannediyorsunuz.
Peki, öylesi mi yoksa o tuşa basmaya gerek duymadan yapmak mı daha iyi?
İşte benim de anlatmak istediğim o. Hiçbir değişiklik yok derken bundan bahsediyorum. O mu daha iyi bu mu daha iyi diye bir şey yok, çünkü sonuçta ortaya çıkan şey her ikisinin de sonucunda ortaya çıkan şey. Bu hazır bilgiyi alanlar güzel vakit geçiriyorlar ama üreten bir sanatçı için onun çok hızlı ya da hemen olmasının bir önemi yok. Bazen bir şey için bir ay çalışabilirsiniz, sadece tek bir güzel kare yakalayabilmek için binlerce kare fotoğraf çekebilirsiniz. Yani hızlı yapılıyor ya da kolay yapılıyor gibi sözler bir fotoğrafçıyı hiç bağlamaz, ilgilendirmez. En azından üretmeye başlarken kafasındaki şey o değildir, yarınlık birşey olmadığından da kafasında "ben bunu yarına kadar yetiştirebilirmiyim" diye bir kaygı yoktur yani. Ne zaman biterse biter. Fotoğrafta yani makinelerde bu açıdan baktığımızda hiçbir değişiklik yenilik getirmiyor çünkü daha önce bunlar karanlık odada fotoğrafı bilen insanlar tarafından ustalıkla yapılıyordu, ne oldu; o ustalar şimdi ortadan kalktı, nasıl kalktı; biraz belki demoratikleştiler. Herkes montaj yapabilir ama önemli olan senin bunu niye yaptığın. Digital fotoğrafta program yazan mühendisler sanatçı değiller zaten. Fotoğrafta olmayan bir şeyi getirip bizim önümüze koymadılar ki, onları farklı bir yöntemle yapılır hale getirdiler. Photoshop ya da dijital ile yapılan hiçbir şey yeni değildir. Olan bir ürünü başka bir versiyonuyla çoğaltmaktır.
"Creatif Fotoğraf" konulu söyleşi ve fotoğraf gösterisi ile BUFSAD'ın konuğu oldunuz. Bu çalışmanızdan kısaca bahseder misiniz?
BUFSAD'a gelirken sohbet tarzında ya da söyleşi şeklinde geçmesi için gelmiştim. Fakat yanımda sanatsal çalışmalarımdan birkaç tanesini örnek olarak getirdim. Ayrıca birtane de Norchuart diye daha çok ticari sanat, kavramsal olarak tamamen digital olarak yapılmış,
bilindik kavramdaki fotoğrafları iyice anlatmak için yapılan çalışmalarımdan getirdim. İşte
bunlar kitap kapağı olabilir, poster olabilir. Bunlarla ilgili görüntüleri sundum.
Peki, fotoğrafı tarif etmeniz gerekirse bize ne söylerdiniz?
Ne olabilir... Fotoğraf gerçeğe yakın olandır aslına bakarsan, burada gerçek dediğin zaman ürettiğin fotoğrafla söylediğim arasında çelişki varmış gibi görünüyor ama alakası yok. Fotoğraf gerçeğe en yakın malzemedir ama hiçbir zaman gerçek değildir. Neden mi? Çünkü gösterdiğini hiçbir zaman algılayamayabilirsiniz eğer amacına uygun bir fotoğraf değilse ki her zaman farklı algılanır çeken kişi de kendi backronduna göre algılar, kendi kuralına, ailesine, inançlarına göre fotoğrafa bakar ve onlar doğrultusunda farklı şeyler görür. Zaten herkes farklı şeyler algılar fotoğrafta, işte o yüzden fotoğraf gerçeğe en yakın olan şeyi yansıtır. Yani orada bakan kişi kendi gerçeğini görür, onu anlatır size. Sizin ilgilenmediğiniz bir şeyle ilgilenir, o görür ve size de o gerçeği gösterir. Bu daha önemlidir. Siz sonra ona bakarsınız, belki onun baktığı gibi bakmaz onun gördüğü gibi görmezsiniz ama sonuçta bir gerçek vardır ortada. O açıdan bir ayna gibidir fotoğraf. Daha çok felsefi açıdan bir gerçeklik vardır ortada.
Fotoğraf çekmek zor mudur size göre?
Evet zordur. Çünkü direkt gördüğünü yansıttığı için özellikle renkli fotoğraf çok zordur ama siyah - beyazda iyi bir ışıkla aklınıza gelebilecek her türlü şey çok güzel siyah - beyaz fotoğraf olabilir. Bakış olarak anlamlandırma olarak renkli her zaman için daha zordur. Az pozlanmış, çok pozlanmış, net, fluu, siyah - beyaz, renkli diye ayırmaya gerek yok anlamlandırma olarak baktığımızda...
Peki sizin beğendiğiniz fotoğrafçılar kimler?
Beğendiklerim arasında en çok etkilendiğim olarak sorarsan ben felsefik yani o kişinin görüş açısı olarak bakıyorum, bu açıdan sorarsan eğer fotoğrafçılardan başta Mehmet Siyahkalem var çok eski bir minyatürcüdür, sürreal minyatürler yapar. Mashall de Shamp var, onun zekice verdiği ürünlere hayranım. İşlerine baktığınızda zeka ürünü oldukları ve çok iyi düşünüldüğünü anlarsınız. Joe Veter Mickdem'da ise aşırı sert bir gerçek var. Mesela Genille de çok iyidir bu konuda, gerçek ama sürreal yanı pek olmayan insanların fotoğraflarını çeker örneğin çok şişman bir kadının çıplak fotoğrafını çeker. Engin Varol'un anlayış olarak sunuşları etkiler beni. Bunun gibi daha birçok etkilendiğim kişiler var.
'En iyi fotoğraf çekilmemiş fotoğraftır' denir. Bu hakikaten böyle midir?
Tabii doğrudur. Çünkü hep geleceğe yönelik projeler vardır ve onlar her zaman eskilerinden daha iyi olacak düşüncesiyle yapılır hakikaten bazen gerçekten de iyi olur ama bazen de eski çekilenlerin yeri doldurulamaz olur.
Kıskandığınız, keşke bu fotoğrafı ben çekseydim dediğiniz oldu mu hiç?
Ben ona kıskançlık değil de hayranlık diyorum. Sadece kendime kızdığım oluyor, bunu ben neden düşünemedim dediğim oluyor.
SADIK DEMİRÖZ KİMDİR?
1969 yılında Balıkesir'de doğdu. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışmaya ve grafik dalında master eğitimi yapmaya başladı. Bu sırada fotoğraf dalında master eğitimi için Amerika'dan burs kazandı. Halen Amerika'da çalışmalarına devam etmektedir.
Kasım 2006 / Olay Gazetesi Kültür Sanat Sayfası
|
|