MURAT PARASAYAR - Mankenlik
Podyumdan sinemaya

O, herkesin tanıdığı bir manken ve oyuncu. Bu dünyanın içine istemeyerek de olsa girdikten sonra hayatında çok şey değişmiş. Birçok başarılı çalışmanın, organizasyonun içinde yer almış. Ama o yalnızca yaptığı işlerle akılda kalmaktansa, doğup büyüdüğü şehir olan Bursa'nın tanıtımını da üstlenmiş durumda.

Işıltılı bir dünya, şık ve çekici kadınlar, yakışıklı ve zengin erkekler... Dışardan mankenlerin dünyasına bakıldığında gözümüze takılan ilk detaylar bunlar elbette... Oysa madalyonun arkasında başka gerçekler de var. Örneğin herkesin gözü önünde yaşamak, medyanın kimi zaman boğucu olabilen baskısıyla savaşmak ve hep başarılı olmak... İşte Murat Parasayar ve ışıklı dünyanın gerçekleri.

Sizi önce podyumlarda, daha sonra televizyon ekranlarında gördük. Mankenliğe nasıl başladığınızı ve televizyona geçiş sürecinizi anlatır mısınız?
1987 yılında üniversitede okumak üzere İstanbul'a yerleştim. İstanbul'da yaşarken halam beni mankenlik kurslarına yazdırdı. Aynı zamanda benim fotoğraflarımı da çektirerek Hürriyet gazetesinin açtığı "Sinema Yıldızı Yarışması"na gönderdi. Bütün bu işlerle hep halam ilgilendi. Gülben Ergen, Atilla Saral ve ben aynı yarışmada boy gösterdik. Ve bugünlere kadar geldim. Ardından reklâmlarla beraber televizyon dünyasına adım atmış oldum. İlk reklâm filmim çok küçük bir roldü, ancak zamanla yüzüm görüldükçe birçok filmde, mankenlikten dolayı da moda dergilerinde yer almaya başladım.

Mankenlik ile oyunculuğun benzer ve ayrı noktaları neler?
Manken olarak podyumda yürürken, bir koreografi canlandırıyoruz. O yüzden mankenlikle oyunculuğun benzer noktaları var. İkisi de rolden ibaret... Benzer noktaları bunlar, farklı noktaları ise oyunculuk daha derin bir olay. Daha fazla dikkat gerektiriyor. Bir rolü değişik alternatifler içerisinde canlandırabilirsin, bunda sorun yok. Yani mankenliğin sonu var, ama oyunculuğun sonu yok. Yıllarca oyuncu olarak devam edebilirsiniz. Ben de bu yüzden rotamı oyunculuğa doğru çevirdim. İkisinde de göz önündesin. Giyimine, kuşamına, oturmana ve kalkmana dikkat etmek zorundasın.

Mankenliğin zorlukları neler?
İşini çok doğru ve disiplinli yapmak gerekiyor. Ben sık sık sokakta birçok soruyla karşılaşıyorum. Nasıl manken olunur, neler yapmak gerekiyor. Herkes manken olamaz ya da herkesin yeteneği söz konusu değildir. Fiziksel özelliğinin yanı sıra sana verilen rolü de kapman gerekiyor. Eğer rolünü iyi yapamıyorsan zaten bu işlerin hiçbiri olmaz. Bir de mankenliği kullanan kişiler var. Burası beni hiç ilgilendirmiyor. Ben işini seviyeli ve programlı yapan kişilerle ilgileniyorum. Mankenliği bir araç olarak görmemek lazım.

Modanın içerisinde bir kişi olarak modayı takip ediyor musunuz?
Hiç modayla ilgilenmiyorum. Üzerime yakışan ve rahat edebileceğim kıyafetleri tercih ediyorum. Marka takıntım ise hiçbir zaman olmadı.

Bir Bursalı olarak, doğduğunuz şehir hakkındaki görüşleriniz neler? Gelecekte Bursa'ya yerleşmeyi düşünüyor musunuz?
Ailem ve arkadaşlarım burada. İstanbul'daki programlarımda üstüne basa basa Bursalı olduğumu söylüyorum. Benim kadar tüm röportajlarında ve televizyonda Bursa'nın reklâmını yapan başka bir sanatçı ya da manken olduğunu zannetmiyorum. Üç sene önce Bursa'da yaşamaya karar vermiştim. Ancak işlerim nedeniyle İstanbul'a çok sık gitmem gerekiyor. Bu da yorucu olduğu için tekrar İstanbul'a döndüm. Ancak ileride evlendiğim zaman belki de tamamen bu işten koparak buraya yerleşebilirim.

Bursa'nın gelişmesi için neler yapıyorsunuz?
En başta bana hangi takımı tuttuğumu sorduklarında Bursaspor diyorum. Bu bile Bursa'nın gelişmesi için bir yol. Gelişmesi için elbette sanayi de çok önemli. İşadamlarının yapmış oldukları alışveriş merkezleri bile geliştirmek için bir nedendir. Yeni iş alanları ve iş kolları bile, ekonomik krizden kurtulmamız için gerekli.

Özel hayatınıza geçersek, nasıl bir aşk arıyorsunuz? Taş bebeklerin dünyasında yaşayan biri olarak arandığınız aşkı bulabildiniz mi?
Ben bir aşkın peşinden koşmuyorum. Hayatımda dört - beş kere çok güzel, seviyeli ve heyecan duyduğum ilişkilerim oldu. Ancak ben evliliğe kendimi hazır hissetmediğim için bu ilişkiler zaman içersinde bitti.

Murat Parasayar zor bir insan mı?
Arkadaş olarak çok kolay bir insanım, ancak ilişkilerimde zor taraflarım da var. Katı kurallarım bulunuyor, bu kurallara da karşımdakinin uymasını isterim. Uymadıkları takdirde sorunlar çıkabiliyor.

Bu yoğun tempodan ne zaman sıyrılmayı düşünüyorsunuz?
Beni bir arkadaşımla yemek yerken gördükten sonra bile, sevgilisi diye rahatlıkla yazabiliyorlar. Her zaman stresin içersinde yer alıyoruz. En ufak bir sorun bile ilişkilerimde gözler önüne seriliyor. Bu da elbette beni rahatsız ediyor. Bırakmayı düşündüğüm çok zamanlar oldu. Ama yine iş sevgisiyle yoluma devam ettim. Gazetecilerin de işi bu. Onlar da ekmek parası peşinde koşuyorlar... Tek kızdığım nokta fotoğrafın altına doğru haber yazmasını bilemiyorlar.

Üzerinde oldukça fazla konuşulan Seda Sayan ile olan birlikteliğiniz nasıl başladı? Bitmesinde medyanın ne kadar rolü var?
Onun programına konuk olmuştum. Beni beğendiğini sık sık söylüyordu. Beni klibinde oynatmak istediğini de bildiğim için bu konuyla ilgili olarak görüşmeye başladık... Çok ufak bir sebepten dolayı kavga ettik ve devamını getiremedik. İkimizin de ünlü olmasıyla ya da medya ile ilgili bir sorun değil...

Eylül - Ekim 2001 / Bursa Life Dergisi
Ana Sayfa | Şiirlerim | Röportajlarım | Objektifim | Kitabım | İletişim Formu
derya@deryauysal.net