MUHİTTİN KORKMAZ - Huluti abi
İşte Huluti abi!

Aslında o kendini bildi bileli sanata aşık... Aklı her zaman tiyatro sahnesindeydi ve bu işe yüreğini koydu. Tiyatroyu babasına rağmen seçti ve yıllarca sahnede kaldı. Bursa Devlet Tiyatrosu'na 1971 - 72 sezonunda figüran olarak girdi. İlk olarak "Hırçın Kız"da 'uşak' rolünü kaptı. Sanatçı ve yönetici olarak tam 27 yıl Ahmet Vefik Paşa sahnesine hizmet etti. Ve onu kimse tanımadı. Cem Yılmaz'la bir reklâm filmi çekip tüm Türkiye'nin 'Huluti Abi'si olana dek! İşte Huluti Abi, pardon Muhittin Korkmaz...

Devlet Tiyatrosu'na uzun yıllar hizmet verdikten sonra emekliliğini isteyen Muhittin Korkmaz'a ulaşmak çok zor oldu ama onunla konuştuğumuzda keyifli bir sohbet ortaya çıktı... Televizyon, gazete ve dergilerde pek sık görmediğimiz bir yüz Muhittin Korkmaz. Hal böyle olunca da ister istemez ilk talebimiz özgeçmiş. Bu noktada Muhittin Korkmaz'ın röportaja hazırlıklı geldiği ortaya çıkıyor. Çünkü hemen yazılı bir özgeçmiş tutuşturuyor elimize: 1953 yılında Gaziantep'te dünyaya gelen ancak babasının işleri nedeniyle bu şehirde fazla kalamayan Muhittin Bey, Bursa'nın tüm semtlerinin özellikle de Setbaşı'nın hayranı. Eğitimini Yalova, Ankara, Diyarbakır ve Bursa'da tamamlayan Korkmaz, 40 yıldır Bursa'da. Annesi ev hanımı babası dondurmacı olan Korkmaz'ın iki kardeşi var. 1970'li yıllarda tiyatrocu olmak istediğinde babasından hep 'hayır' yanıtı alan Korkmaz, zaman içersinde tiyatroda İdari İşler Müdür Yardımcılığı görevine dek yükseldiğinde babasından destek almaya başlamış. 16 yıllık mutlu bir evliliği olan Muhittin Bey, şöhreti yakaladıktan sonra eşiyle dışarı çıkamamaktan şikayetçi olsa da bu mesleği çok seviyor. Erkek Lisesi 1.sınıf öğrencisi olan bir oğlu var: "Cem'in yetenekleri var. Ancak öğrenimini tamamladıktan sonra neden sanatçı olmasın ki? Eğitim herşeyden çok daha önemli..."

"Rolü bilmiyordum..."
Devlet Tiyatrosu'na ilk olarak Hırçın Kız adlı oyunla başlayan Muhittin Korkmaz, sırasıyla Meraki, Köroğlu, Hep Vatan için, Paydos, Dans Eden Eşek, Barış Gezegeni, Elmadaki Barış, Mustafa, İsli Sisli Pis Puslu oyunlarında rol aldı. Bursa Halk Eğitim Oda Tiyatrosu'nda, Karaların Memetleri, Kahvede Şenlik Var, Ocak, Kimdir Kimbilir, Güneşte On Kişi adlı oyunlarda seyirci karşısına çıktı. Son olarak da Uludağ Kültür Merkezi'nde Şehir Kaçtı Gözüme adlı oyunda görev yaptı. Bizim Otel ve Çekirdek Aile dizilerinde de boy gösterdi... En büyük ve en çok ses getiren rolü elbette ki Cem Yılmaz'la birlikte Telsim için kamera karşısına geçtiğinde yaptı. "Huluti Abi" bu reklâmın ardından tüm Türkiye'nin diline dolandı. Çekimleri başlayacağı güne kadar kiminle ve nasıl bir reklâm filminde oynayacağından habersiz İstanbul'un yolunu tutan Korkmaz'a sözü bırakalım: "Cem Yılmaz'ın yanında onu kapatmayacak bir kişi arandı. 1 yıldır Portakal Ajans'a bağlı olarak çalışıyorum ve bu film için 100'e yakın başvuru yapılmış. Başvurular bittikten sonra deneme filmi çekimlerine geçildi. Denemeler sırasında herkes kendine göre bir şeyler yapmaya çalıştı. Beni arayıp kabul edildiğimi söyledikleri zaman da kiminle oynayacağımı bilmiyordum. Tüm reklâm çekimleri 3 gün sürdü. Benim peruklu ve peruksuz hallerim de çekimler yapıldı ve sonuç olarak peruksuz olanı seçildi..."

Ve Cem Yılmaz...
Muhittin Korkmaz'a göre komedinin babası Cem Yılmaz ve onun kadar başarılı olanı yok: "Birçok şovmen var ama hepsinin yaptığı iş farklı. Mehmet Ali Erbil'in kendine has bir tarzı, Beyaz'ın ona göre daha farklı bir tarzı var. Yılmaz Erdoğan ise yazarlıktan geldiği için apayrı. Cem Yılmaz, bu piyasa içersinde bozulmayan ve adam gibi adam diyebileceğim bir kişi. Oturması, kalkması, konuşması ve hareketleriyle kendisini her yerde belli eden ve yaptıklarıyla böbürlenmeyen birisi..." Reklâmın diğer kahramanları hakkında konuşmak istiyor ama görünmeyen kahraman Asena'yla ilgili bir şeyler söylemekten kaçınıyor. Athena grubu dediğimiz zamanda başlıyor onları anlatmaya: "Ben Osmanlı kafasına sahibim. Hayatımda değişiklikler olsa da ben Klasik Türk Müziği hayranıyım. Athena grubu rock müzik yapıyor. 12 Dev Adam bestesi ortada. Onların başarıları hepimizin başarısı, ama ben yaşım gereği de çok yüksek sesli müzik dinleyemiyorum. Ancak geçler tarafından ne kadar sevildikleri de belli..."

Reklâm, sinema, tiyatro...
"Ben sinemayı hiç denemedim. Tiyatro oyunlarında yıllarca rol aldım, reklâm filmi de çektim. Duygusal açıdan bakarsanız en güzeli tiyatro, para açısından bakarsanız en iyisi reklâm. Sinemayı hiç denemediğim için bilmiyorum ama onu da çok denemek istiyorum, en büyük hayalim o..." Söz dönüp dolaşıp yeniden tiyatroya ve özel tiyatroya geliyor... Muhittin Bey, özel tiyatro açma işi konusunda, "Ben kendimi oyuncu olarak görüyorum ve yönetici olarak düşünemiyorum. Bu işi yapan ve özel tiyatro açan çok arkadaşım var ama ben onlardan birisi olamam sanırım. Bu çok büyük bir sorumluluk çünkü" diyerek düşüncesini ortaya koyuyor...

Bursa ve tiyatro...
Tiyatro aşığı bir kişi olarak elbette ki Bursa'daki tiyatro salonlarını yetersiz bulan Muhittin Korkmaz'ın bu konudaki üzüntüsü dikkate değer: "Tiyatro tarihimize baktığımız zaman adamlar 5 bin yıl önce antik tiyatro sahneleri yapmışlar. Şu an Bursa'nın nüfusuna baktığımız zaman 1957 yılında açılan 478 kişilik tiyatro halen 478 kişilik. Geçmişte Devlet Tiyatrosu Salonu'nu rahatlıkla doldururken, şimdilerde salonu doldurmak için yoğun çaba sarf ediliyor. Tayyare Kültür Merkezi'ne gelen oyunlara baktığımız zaman da televizyonun büyük önemi var. Çünkü seyirciler şöhretli kişilerin oyunlarını seyretmeyi uygun görüyorlar. Tabii ki bu arada kalitenin de etkisi var. Benim Devlet Tiyatrosu'na başladığım zaman bir tek Ankara Devlet Konservatuarı mezunları tiyatroya alınıyordu. Şimdi ise herhangi bir üniversitenin konservatuar mezunları bile Devlet Tiyatrosu'na alınıyor. Üniversitelerde öğrencilere ders veren öğretmenlerin de ne kadar başarılı oldukları tartışılır. Bursa seyircisine gelince, pahalı olsalar bile özel tiyatrolara gelen ünlü oyuncuları tercih ediyorlar. Buradaki sanatçıların uğraşlarını görmezden geliyorlar..."

Gençlere...
Muhittin Korkmaz, mum dibine ışık vermez atasözünü hatırlatıyor ve tiyatrocu olmak isteyen gençlere, 'Önce üniversite eğitimi daha sonra tiyatro' tavsiyesinde bulunuyor... " Hiç beklemediğiniz zaman diplomanız size hızır gibi yetişecektir, onun için mutlaka okuyun. Diploma elinizin altında olduğunda her şey daha kolay..." Korkmaz'a göre, tiyatro eleştirilmesi çok kolay ama bir o kadar da zor bir branş: "Bursa'da bu sanata gereği kadar ilgi gösteren ve oyunları irdeleyen çok insan var. Ancak Bursa bir işçi kenti, herkes televizyon karşısında vakit geçirmekten hoşlanıyor. Özellikle ekonomik krizden sonra sanata ayrılan para daha da azaldı. Bursa Devlet Tiyatrosu'na yıllarını veren Neriman Uğur, Tuncer Salman ve Kemal Okur gibi değerli oyuncular dizilerde rol aldı. Onlar benim çok sevdiğim tiyatrocu arkadaşlarım. Ellerine geçen fırsatı değerlendirdiler ve çok iyi noktalara geldiler. Keşke o fırsat daha önce onların karşısına çıksaydı. O zaman daha başka konumlarda olurlardı. Ahmet Vefik Paşa Sahnesi'nde nice yetenekli kişiler var. Televizyonlarda ise çok farklı mesleklerden gelen ve rol kesenler var. Kendi branşları konusunda çalışmalar yapsalar bence çok daha başarılı olurlar. Paranın peşinden gitmesinler, sanatlarını sevip bu konuda çalışsınlar..."

Bursa'ya âşık
Çocukluğu ve geçliğinde babasının işi gereği çok fazla dolaşan, ancak son 40 yıldır Bursa'dan ayrılmayan ve bu şehrin taşına toprağına hayran olan biri Huluti Abi... "Burası benim vatanım. Gözlerimi açtığım Gaziantep'e bile gittiğimde çok sıkılıyorum. Her semtini çok sevdiğim Bursa'da en çok Setbaşı'na aşığım..."

Yeni projeler ve şöhret!
Önümüzdeki günlerde yeni işlerde de rol almak istiyor Muhittin Korkmaz: "Bir uzun metrajlı film, bir de çocuk dizisi projeleri var. Her ikisi için de görüşmelerimiz sürüyor. Ben ise Tatlı Hayat, Çocuklar Duymasın ve Yeter Anne dizilerinde oynamak istiyorum. Bir iki bölüm oynadıktan sonra dizilerden ayrılmayı daha uygun buluyorum. Başka bir rolde, yeni bir tiple izleyicinin karşısına çıkmayı planlıyorum..." "Şöhret?" diye soruyoruz... Önce yüzü asılıyor ve "Şöhret, bir hedefe ulaşmanızın göstergesi. Çok kötü. Gittiğiniz her yerde rahatsız oluyorsunuz. Elinizi kolunuzu sallaya sallaya gezemiyorsunuz. Bazen rahatsız olduğum oluyor ama yine de bu duruma alışmaya çalışıyorum" diye yanıtlıyor.

MUHİTTİN KORKMAZ'A GÖRE
Tiyatro: Sanat
Cem Yılmaz: Baba
Bursa: Ben
Kamera: Şöhret
Seyirci: Alkış
Halk: Destek
Hayranı olduğu sanatçılar: Suna Pekuysal ve Haldun Dormen

Mayıs - Haziran 2002 / Bursa Life Dergisi
Ana Sayfa | Şiirlerim | Röportajlarım | Objektifim | Kitabım | İletişim Formu
derya@deryauysal.net