AHMET ŞERİF İZGÖREN - Okumak
|
"Okumaktan başka şansımız yok"
Okumanın her zaman çok önemli olduğunu ve insanların kendini ancak
okuyarak geliştirebileceğini belirten Ahmet Şerif İzgören, kitaplarının
yanında hayat tecrübeleriyle de ilgili önemli ipuçları verdi.
Benim için hem çok kolay hem de çok zor bir röportajdı. Zorluğu bilgisi
ve yetenekleri karşısında neler yapacağımı bilemediğim bir usta ile
konuşmak beni çok heyecanlandırdı. Kolaylığı ise ilk defa telefonla
röportaj yaptım. Ama Bursa-Ankara arasında kilometreler olmasına rağmen
telefonun diğer ucundaki ses hem içten, hem samimi hem de gerçekçiydi.
Aldığı eğitimi hayat tecrübesi ile birleştiren Ahmet Şerif İzgören'le
konuşmak benim için çok önemliydi. Umarım bu önemi satırları okurken
siz de fark edersiniz.
Kitaplarınızda hayat sevincini veren gücün etrafınızdan aldığınız
sevgi olduğunu söylüyorsunuz. Peki, siz kimlerden sevgi alıyorsunuz?
Dostlarımdan.
En son kimlerin kitaplarını okudunuz?
Sadun Baro- Pupa Yelkeni VE Ahmet Hamdi Tanpınar- Saatleri Ayarlama
Enstitüsü. Göründüğünden daha ironik ve derin bir bakışla, zamanı
romanın odağına oturtuyor. Eski bir zamandan yeni bir zamana, eski
hayattan yeni hayata geçişi; ince, mizahi, şaşırtıcı bir üslupla sorgularken,
her iki hayatın kurumları arasındaki geçişe dikkat çekiyor. Saatleri
Ayarlama Enstitüsü bilenlerin tekrar tekrar okuduğu, bilmeyenlerin
okudukça şaşıracakları bir başyapıt. Herkese tavsiye ediyorum.
Beş yüz seminer verdiniz. Verdiğiniz seminerler arasında sizi
en çok etkileyen ve iyi ki buraya gelmişim dediğiniz hangisi?
Son zamanlarda seminerlerimden sonra yaşadıklarım beni çok fazla mutlu
etmeye başladı. Örneğin "Aklımda intihar varken seminerinizi dinledim.
Ve hayatın ne kadar önemli olduğunu gördüm. Bana hayatın ne kadar
ne değerli olduğunu öğrettiniz" diyen bir bayan beni çok etkiledi.
Başka bir seminerde bir çift yanıma geldi. Bey "Ben eskiden eşimi
döven biriydim, isterseniz ona da sorabilirsiniz. Ancak şimdilerde
ona elimi bile kaldırmıyorum" dedi. Başka bir olay da memleketimde
oldu. Benim elinde büyüdüğüm ve beni çok seven komşu teyzem seminerim
sırasında beni dinliyordu.
Piyasa da bulunan altı kitabınız var. Kitaplarınızın bu kadar
çok satacağını bekliyor muydunuz?
Acayip satmıyor aslında. Benim kitaplarım sürekli ve düzenli satıyor.
İtiraf etmeliyim ki bu kadarını beklemiyordum. Bu kadar az okunan
bir ülkede bu kadar çok satsın...
Kitaplarınızın
arasında sizin için ayrı bir yere sahip olan kitabınız hangisi?
İlk kitabım olan "Dikkat Vücudunuz Konuşuyor" ile "Şu Hortumlu Dünyada
Fil Yalnız Bir Hayvandır".
Yeni bir kitap projesi var mı?
Henüz piyasaya çıkan çok yeni bir kitabım var: "Avucunuzdaki Kelebek".
Bunun dışında aklımda yazabileceğim dört tane daha kitap konusu var.
Ben 1 Temmuz itibariyle tatile çıkıyorum ve kitaplarımı bu süre içersinde
yazıp hazırlamaya dikkat ediyorum. Sizin okumaktan keyif aldığınız
yazarlar hangisi? Ben 60'lı yılları okumayı seviyorum. Sait Faik Abasıyanık'ı
okumayı seviyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar'ı beğeniyorum. Bir de tarihle
ilgili kitaplar okuyorum.
Bundan sonraki hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye'de bilgiye aç çok insan var. Türkiye'nin uğurböcekleri projesi
ile bilgiye aç insanlara ulaşmaya çalışacağız. Kendini tanı hedefleri
doğrultusunda büyükten küçüğe herkesi bilgilendirmeye ve onun hedeflerini
büyütmeyi amaçlıyoruz. Çünkü en önemli faktör sizsiniz. Ben ve benim
gibi bu işi yapan arkadaşlarımla bu görevi üstlendik.
Çok güzel ve sıcak arkadaşlıkların elde edilmesi için neler
yapılması gerekiyor?
Kendimiz olmak. Bize öğretilenlerin dışında kendimiz gibi davranmayı
başarırsak daha iyi yerlere gideriz.
Bir dönem Bursa'da görev yaptınız. Bursalılara neler söylemek
istersiniz?
Bursa'da görev yaparken TÖMER kuruldu. Orada çok iyi bir ekip vardı.
TÖMER'in alt kısmını kültür merkezi haline getirmiştik. Sahne yapmıştık.
Kimse buraya gelip de bir şey dinlemez dediler ancak biz salonu tıka
basa dolduruyorduk. Hatta Merkez'den de yazı gelmişti, burası kültür
merkezi değil diye. Semih Sergen gelmişti etkinliklerimize. Ben oradan
ayrılırken bin öğrenci ve 9 dil öğretimi yapılıyordu. Bu arada Dünyada
sevilecek en güzel şehirlerden biri Bursa. Tophanenin orada çok eski
cumbalı evler var. Türkiye'de bir kültür şehri yok. Bursa bence kültür
şehri olmalı. Kısacası orada inanılmaz güzel olaylar yaşadım. Ancak
Bursa'da adres sorduğunuzda her yer yakın deyip çok uzağa bile gönderebiliyorlar.
Biraz da eşinizden bahsedersek insanların evlenirken eş ruhlarını
bulmaları kolay mı?
Kolay olmadığı kesin. İnsan "Ben karşımdakiyle tatile giderim ve eğlenebilir
diyebiliyorsa" EVLENMELİ. Çünkü kesin eğlenirim dediğin zaman kesin
eğleniyorsun. Evlendikten sonra bir yaşlı teyze yanımıza gelip eşimle
benim elimden tutarak "O sinirlenince sen eğil, sen sinirlenince o
eğilsin" demişti. Ne kadar gerçekçi ve ne kadar güzel değil mi?
Kızınızla ilişkileriniz nasıl?
Her zaman çok iyi... Ancak geçenlerde üzüldüğüm bir nokta var ki kızım
benden Barbie almamı istedi. Hiç almak istemiyordum, ama eşim yuvada
tek barbiesiz çocuğun bizim kızımız olduğunu söylediğinde içim acıdı.
Öte yandan Barbie üretimleri yapan fabrika da çocuklar yangın merdiveni
olmadığı için yanarak can verdiler. Barbiesi olmayan kızıma Barbie
alırken çok üzüldüm ama almak da zorunda kaldım.
En son yaptığınız iyilik nedir?
Geçtiğimiz günlerde tüp geçitlerden birinden geçerken selpak satıcısı
çocuktan çok fazla selpak aldım.
Son kez okuyucularınıza neler söylemek istersiniz?
Ukrayna'da bir fabrikada genel müdür olan arkadaşım var. Şirketin
genel merkezi taşınırken işçiler mola vermişler ve molada çantalarından
sandviçleri ile kitaplarını çıkartarak bir yandan kitap okumuşlar
bir yandan da sandviçlerini yemişler. Bana bunları anlattığında çok
duygulandım. Batı'da kişi başına kitap harcaması 500 dolar iken Türkiye'de
bu sayı 3 dolar. Umarım bu sayı önümüzdeki günlerde artar. İnanın
bu insanın kendisiyle ilgili bir şey. Kitap okumaya fırsat bulunmasının
yanında maddi yatırımlar da yapılmalı.
AHMET ŞERİF İZGÖREN KİMDİR?
1965 yılında İzmir'de doğdu. Kuleli Askeri Lisesi'ni ardından 1987'de
Hacettepe Üniversitesi İngiliz dilbilimini bitirdi. Silahlı kuvvetlerde
üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı. 1991 yılında ordudan istifa
ederek TÖMER Bursa Şubesi'nin kurucu müdürü olarak görev yaptı. 1995'te
özel sektöre transfer oldu, iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı.
2001-2002 sezonunda Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde Strategic Management
and System Leadership, Professional Bussines Skills and Communication
konusunda dersler verdi. İngiltere'de Northampton Üniversitesi Sunley
Management Center'da yeniden yapılandırma, değişim yönetimi, liderlik,
eğitimci eğitimi, sunuş teknikleri, benchmarking, takım çalışması,
iletişim eğitimleri aldı ve İngiliz şirketlerle workshoplara katıldı.
Bunun yanı sıra "Yönetim Temelli Eğitimler" vermekte ve "Yeniden Yapılanma,
Değişim ve Liderlik" konularında danışmanlık yapmaktadır. 1991 yılından
beri basında bulunduğu tüm kurumlarda "Yeni Sistem Kurma ve Reorganizasyon"
çalışmaları yürüttü. Devlette yöneticilik yaptığı dönemde, Bursa'nın
ilk kültür merkezini açtı, Türkiye'nin tek çeviri dergisini çıkarttı.
On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.
Çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı.
Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti verdi.
Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurtdışı da
dahil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500'ü aşkın seminer
verdi. Yayınlanmış altı kitabı bulunmaktadır. Halen Academy International'in
ve Elma Yayınevi'nin de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindedir.
Haziran 2004 / Olay Gazetesi Eğitim Eki |
|