BURCU KARA - Rol yapmak
|
"Duygu
rolü, dönüm noktam"
Haziran Gecesi adlı diziyle oyunculuğa merhaba diyen Bursalı Burcu
Kara, Türkiye'nin en sevilen oyuncuları arasında. Özcan Deniz'le başrol
paylaştığı dizi ile şöhreti yakalayan genç oyuncu, dizide canlandırdığı
üç çocuk annesi psikolog Duygu karakteriyle tüm Türkiye'nin gönlünde
taht kurdu.
Yoğun iş temposunun yaşandığı cuma günü son anda araya sıkıştı
Burcu Kara röportajı.
Elimde kendisiyle ilgili çok fazla bilgi olmamasına rağmen röportaj
yapacağım mekânda bana gülümseyerek "merhaba" demesi tüm endişelerimi
alıp götürdü. Oyuncu - muhabirden çok iki arkadaş gibi başlayan sohbetimiz
aynı samimiyetle son buldu. Sizinde bu sohbetten çok keyif alacağınızı
tahmin ediyorum, çünkü biz çok keyif aldık.
Öncelikle çocukluğunuzdan bahsedersek, Bursalı Burcu Kara'nın
çocukluğu nasıl geçti?
Çocukluğum pek de Bursa merkezde geçmedi aslında. Baba tarafım Gemlik'li.
Ben Bursa'da doğdum Armutlu'da büyüdüm. Yalova il olunca Armutlu'da
ilçe oldu. Annem - babam öğretmen oldukları için Armutlu'da çalışıyorlardı.
Benim eğitimim için buraya geldik. İlkokulu ve orta biri Armutlu'da
okudum ama orta ikinci ve üçüncü sınıfı İhsan Dikmen İlköğretim Okulunda
tamamladım. Lisede ise Kız Lisesi'ne gittim. Ben 4,5 yaşında ilkokula
başladım. Dokuz yaşında ise ilkokulu bitirdim. Kısacası koşturmaca
benim hayatımda küçüklüğümden beri vardı.
Peki erkenden okula gitmek, hayata atılmak dezavantaj mı yoksa
avantaj mı?
Ben çok sıkıldım okul hayatından. Çünkü çok küçük yaşta okula başladım.
Eskişehir'de ekonomi eğitimi alırken bir yandan da çalışmaya başladım.
Okul hayatımdan sıkılmamın bir diğer nedeni de ailemin öğretmen olmasından
kaynaklanabilir. Buradan tüm velilere sesleniyorum çocuklarını erkenden
okula göndermesinler. Hatta okumayı - yazmayı bile öğretmesinler.
Sınıftaki öğrencilerden daha bilgili olduğunuz zaman derslerden sıkılabiliyorsunuz.
Ben çok sıkılmıştım mesela.
Kanal D'de yayınlanan Haziran Gecesi'nde oynuyorsunuz. Bundan
sonraki hedefleriniz?
Yurtdışında oyunculuk adına eğitim almak istiyorum. Ben daha oyuncuyum
diyemem, yolun çok başındayım. Oyunculuğa henüz yeni yeni adım attım...
Oyunculuğun er meydanı tabiî ki tiyatro. Sinema çok farklı, tiyatro
çok farklı, dizi çok çok çok farklı. Sinema filmi 40 - 50 gün aktif
olur, sonra biter. Dizi de ise konular her hafta yenileniyor. Dizi
çekmek sürekli yenilenen ve değişen bir sektör.
Haziran Gecesi'nde ayrıldığınız eşiniz takı tasarımcısı. Sizin
takılara merakınız var mı?
Ben genelde sadeyimdir. Bir küpe, bir yüzük yeterli olabiliyor. Som
sarı altından oluşan takılar, nazar boncuklu aksesuarlar benim çok
hoşuma gidiyor. Her kadın gibi tek taş pırlantalar da benim tercihlerim
arasında. Son zamanlarda beyaz altına merak saldım. Baran da Haziran
Gecesi'nde takı tasarımları gerçekleştirdi, gerçekleştirdi ama sonra
hayata atılınca herşeyi unuttu. Artık hiçbir şeyle ilgilenemiyor.
Eğer ben kendi hayatımda takı tasarımcısı olsaydım sade ve şık çizimler
yapardım.
Dizide Duygu'yu her zaman şık ve bakımlı görüyoruz. Dizideki
kıyafetlerin seçimlerini siz mi yapıyorsunuz?
Bir sanat ekibimiz var. Tırnağımızdaki ojeden saç rengimize, ayağımızdaki
ayakkabıdan çantaya, takılarından çorabımıza kadar her şeyi onlar
belirliyor. Duygu ise çok sade bir kadın, Havin ona göre çok daha
renkli giyiniyor. Ama dizideki Duygu'nun tarzı bana göre değil. Daha
sade ve daha donuk renklerden oluşuyor Duygu'nun kıyafetleri. Ben
kendim canlı renkleri severim.
Duygu ile Burcu'nun ortak noktaları neler?
Duygu güçlü, idealist, ayakları üzerinde duran, ailesine bağlı, çalışkan,
oturmayı - kalkmayı bilen, hayatta belli duruşu olan biri. Bu yönlerimiz
Duygu ile aynı. Ama Burcu Kara daha sıcakkanlı biri. Ve ben çocuklarıma
karşı daha düşkün olacağımı tahmin ediyorum. Çünkü ben çok duygusalım.
Haziran Gecesi'nde Duygu devamlı ağlıyor. Duygu ne zaman ağlamayı
bırakacak diye sorsak...
Umarım en kısa zamanda ağlamayı bırakır. (Gülüyor) Duygu'nun mutlu
olmasını artık bende çok istiyorum.
Duygu'nun başına gelenler sizin başınıza gelseydi tepkiniz
ne olurdu, neler yapardınız?
Tepkim ne olurdu? Güzel bir soru. Herhalde daha çok düşünerek, ölçüp
- biçerek hareket ederdim. Duygu ise kendi kazdığı kuyuya kendisi
düştü gibi bir şey. Bir anda karar vererek hareket edebiliyor.
Bursalılara neler söylemek istersiniz?
(Gülüyor) Ben üç buçuk yıldır İstanbul'dayım. Haziran Gecesi başlamadan
önce Kanal D'de haber muhabirliği, haber spikerliği yaptım. Ardından
Cine 5'te sunuculuk yaptım. Oyunculuğa başlayana kadar Bursa'ya çok
fazla gidip - geliyordum. Şimdilerde ise ailemi bile günü birlik kaçamaklarla
görme şansım oluyor. Bursa'ya çok güzel yerler açılmış. Bursa'nın
kıymetini bilin, güzel bir şehir. Deniz, dağ, göller, şelaleler...
Ne ararsanız var burada. Kısa süreliğine de olsa Bursa'da olmak benim
için çok önemli. Bursalı olarak böyle bir başarıyla buraya geldiğim
için çok mutluyum.
Bu kadar başarılı olacağınızı düşünüyor muydunuz?
Hayır etmiyordum. Ben sadece yaptığım işin hakkını vermeye çalışıyorum.
Açıkçası bu kadarını ne senarist, ne yönetmen, ne de yapımcı bile
düşünmedi. Duygu başrol değil; ikinci, üçüncü bir roldü. Ama sonra
baktık ki mağdur kadın, ezilen kadın... Duygu herkes tarafından benimsendi.
Ben de Duygu'yu çok sevdim. Hem benim şansıma, hem dizinin şansına
Duygu çok önemli bir rol haline geldi. Türk halkı zaten çok duygusal.
Çocukları elinden alınan, ağlayan, üzülen bir kadının yanında oluyor
her zaman.
Duygu'dan sonra nasıl bir rolle izleyeceğinin karşısına çıkmayı
planlıyorsunuz?
Mümkünse ağlamadığım ve güldüğüm bir rolle izleyicinin karışına çıkmak
istiyorum (Gülüyor). Hangi proje, hangi rol doğru ise ona göre yoluma
devam etmek istiyorum. Haziran Gecesi'nin bitmesinin ardından hayatın
neler göstereceğini bilemeyiz. Bundan sonraki projelerde hala bana
sokakta insanlar "Duygu" diye sesleniyorlarsa ben o işi kıvıramadım
demektir. Her zaman daha başarılı olmak, daha aktif olmak için çalışıyorum,
çalışacağım.
Bu proje önünüze geldiğinde neler düşündünüz?
Çok heyecanlandım. Bir kere Özcan Deniz bu projede olduğu için çok
çok çok heyecanlandım. Özcan'ın Asmalı Konak'tan sonraki ilk projesiydi.
Asmalı Konak saatlerinde bilindiği gibi sokakta kimseler olmazdı.
Türkiye öyle bir dönem geçirdi. Doğal olarak Özcan bu projede çok
fazla titizlendi. Öykü de ona ait olduğu için senaristten, yönetmene,
yapım şirketine kadar herkes aynı önemi gösterdi. Kısacası güzel bir
ekip Haziran Gecesi için buluştu. Deneme çekimleri yapıldı iki ay
kadar. Benim hiç tecrübem yok. Ama bu içten gelen bir şey zaten. Her
eğitimli insan bu işi çok iyi yapacak diye bir şey yok. Dünya starlarına
baktığınız zaman hangisi eğitimli ki... Yapabileceğimi biliyordum
ama nasıl yapacağımı bilemiyordum. Her şeyi sorarak, danışarak, bakarak,
görerek öğrendim. Bana bu konuda Özcan Deniz başta olmak üzere yönetmenim
ve Nebahat Çehre çok yardımcı oldular.
Elinizi taşın altına koydunuz yani...
Evet, aynen öyle oldu. Ama ortaya güzel bir iş çıkarmak için çalışmasaydım
belki de 10. bölümde diziden ayrılmak zorunda kalırdım. Oyunculuk
kariyerim başlamadan bitebilirdi.
Bu başarı sizi şımartıyor mu?
Bunlar çok güzel duygular. Çok mutlu oluyorum. Ama tanınıyor olmak
da bazen sorun olabiliyor. Dışarıda arkadaşlarımla iki kelime bile
konuşamıyorum. Siz ekranda iseniz ve tanınıyorsanız halkın malı oluyorsunuz
bir anda. Ailem magazin programlarını seyrettiklerin de korkuyorlar.
Kimin eli kimin cebinde belli değil. Böyle hayatların olduğu bir yerde
siz kendinizi soyutladığınız zaman sorun kalmıyor. Bu işin içersinde
olmasam, bilmesem, işlerin nasıl döndüğünden habersiz olsam kendi
çocuklarımın da bu işlere bulaşmasını istemem. Ama ailem benim hayatımı
gördü. Baktılar ki kızları aynı. Ve aynı şekilde yaşantısına devam
ediyor o halde korkacak bir şey olmadığını anladılar.
BURCU KARA VE KELİME OYUNU
En sevdiği renk: Turkuaz
En sevdiği dizi: Haziran Gecesi
En sevdiği yönetmen: Yavuz Turgul
Burcu: Balık
Bursa: Memleketim
Özcan Deniz: Canım
Tiyatro: Er Meydanı
Sinema: İdealim
Elmas: Değerli
Altın: Şık
Gümüş: Sade
Aralık 2005 / Olay Gazetesi Yılbaşı Özel Eki |
|